İlk yıl kurucunun imzaladığı belgeler kendi kurduğu şirkete aittir. İkinci yıl müşteri ve tedarikçi sözleşmeleri eklenir. Üçüncü yıl masaya bambaşka bir şey gelir: bir yatırım turunun ilk ciddi belgesi olan term sheet. Bu belge iki zıt yanlış inançla imzalanır. Kurucu tarafı belgeyi turun kendisi sanır: değerleme yazılmışsa iş bitmiştir, kalanı avukatların temize çekmesidir. Karşı tarafta ise metnin başındaki “bu belge bağlayıcı değildir” cümlesine güvenip hiçbir hükmün sonuç doğurmayacağını düşünen bir rahatlık bulunur. Bu iki varsayım aynı masada çarpışınca müzakere ilerlemez.
Daha doğru okuma şudur: bir term sheet tek parça bir belge değil, üst üste binmiş katmanlardan oluşur. Bir katmanı imzadan itibaren bağlar ve ihlali doğrudan tazminat konusudur. Bir katmanı gerçekten bağlamaz. O katman, ticari şartların o günkü fotoğrafıdır. Arada kalan katman ise metnin ne dediğine değil, nasıl yazıldığına ve tarafların imzadan sonra ne yaptığına göre yön değiştirir. Uyuşmazlık neredeyse her zaman bu üçüncü katmandan çıkar.
Türk hukukunda term sheet’e ya da niyet mektubuna özgü bir rejim yoktur; belge genel sözleşme hukukunun içinden okunur. Omurga TBK m. 29’dur: bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin sözleşmeler geçerlidir ve kanunlarda öngörülen istisnalar dışında ön sözleşmenin geçerliliği, ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır. Aşağıdaki bütün pratik sonuçlar bu iki cümleden türer.
Hangi hükümler gerçekten bağlar?
Dolaşımdaki şablonların hemen hepsinde, bağlayıcılığı tartışmasız kabul edilen bir çekirdek vardır. Bu hükümler ticari şartlardan başka bir mantıkla yazılır: geleceğe dönük bir vaat değil, imza anından itibaren yürürlükte olan bir düzenlemedirler.
- Münhasırlık. Kurucunun belirli bir süre başka yatırımcıyla görüşmemesini öngören alışveriş yasağı hükmü bu çekirdeğin merkezindedir. Süresi, kapsamı ve hangi temasların ihlal sayıldığı tek tek yazılmazsa ihlal iddiası pratikte ispatlanamaz hâle gelir.
- Gizlilik. Turun varlığı, değerleme, kurucular arasındaki pay dağılımı ve veri odasında açılan finansallar çoğu zaman ayrı bir gizlilik sözleşmesinin konusundan daha hassastır; term sheet’teki gizlilik hükmü, önceki sözleşmenin yerini almak yerine onunla birlikte okunacak biçimde kaleme alınmalıdır.
- Masraf paylaşımı. Hukuki ve mali durum tespiti masraflarını kimin karşılayacağı, tur kapanmazsa ne olacağı ve varsa üst sınır burada belirlenir. Kapanmayan turlarda taraflar arasında fiilen askıda kalan tek kalem budur.
- Hukuk seçimi ve uyuşmazlık çözümü. Metnin geri kalanı bağlamasa bile, bağlayıcı hükümlerin hangi hukuka tabi olduğu ve nerede tartışılacağı imzadan itibaren geçerlidir. Yabancı yatırımcının bulunduğu turlarda tahkim yerinin ve dilinin term sheet aşamasında kararlaştırılması, ana sözleşme müzakeresinde haftalar kazandırır.
Bu çekirdeğin ortak özelliği şudur: her biri, ana sözleşme hiç kurulmasa dahi kendi başına anlamlı olan bir yükümlülük yaratır. Bir hükmün bağlayıcı listeye girip girmeyeceğini tartışırken sorduğumuz ilk soru budur.
“Bağlayıcı değildir” başlığının sınırı
Metnin başına konan bağlayıcılık kaydı işe yarar. Tarafların iradesini gösteren en güçlü tek delildir. Ama tek başına kalkan da değildir. Bir belgenin ön sözleşme sayılıp sayılmayacağı başlığına değil, bütününe ve tarafların davranışına bakılarak belirlenir. Metin “bağlamaz” derken içeriği bağlanma iradesi anlatıyorsa, çelişkiyi hâkim ya da hakem çözer; sonucun hangi yöne gideceği imza anında kestirilemez.
Bağlanma iradesine işaret eden davranışlar uygulamada birkaç başlıkta toplanıyor: kurucunun yatırımcının talebiyle diğer görüşmeleri kesmesi, bedelin bir kısmının avans olarak ödenmesi, yatırımcının kapanıştan önce fiilen şirket kararlarına katılmaya başlaması, turun kamuya duyurulması, ana sözleşme taslaklarının term sheet’teki şartlardan hiç sapmadan hazırlanması. Hiçbiri tek başına belirleyici olmaz. Ama birkaçı bir aradaysa “biz yalnızca niyetimizi yazdık” savunması zayıflar.
Ters yönde işe yarayan bir teknik var: bağlayıcı hükümleri metnin sonunda ayrı bir başlık altında tek tek sayıp yalnızca sayılanların bağladığını yazmak. Genel bir “bu belge bağlayıcı değildir” cümlesinden çok daha güçlüdür, çünkü hangi maddenin hangi katmanda durduğunu tartışmaya yer bırakmadan gösterir. Kurumsal yatırımcının bulunduğu Seri A turlarında bu ayrımı metnin içine yedirmek yerine ayrı bir bölüm hâline getirmek artık alışıldık hâle geldi.
Ön sözleşmeye dönüşme eşiği
TBK m. 29, ileride sözleşme kurulmasına ilişkin sözleşmeleri geçerli sayar. Pratik karşılığı şudur: taraflar asıl sözleşmenin esaslı unsurlarında anlaşmış ve bağlanma iradesi taşıyorlarsa, imzaladıkları belgenin adı ne olursa olsun ön sözleşme gibi yorumlanabilir. Böyle bir durumda karşı tarafın elindeki talep “zararımı öde” değil, “asıl sözleşmeyi kur” talebidir. Bu, tamamen başka bir risktir.
Esaslı unsur eşiği yatırım işlemlerinde sanıldığı kadar yüksek değildir. Yatırılacak tutar, karşılığında verilecek pay oranı, pay sınıfı ve ödemenin zamanı yazılmışsa, geriye kalanın büyük bölümü — beyan ve tekeffüller, tazminat rejimi, kurul yapısı — teknik olarak tamamlayıcı niteliktedir. “Diğer şartlar ana sözleşmede müzakere edilecektir” cümlesi bu boşluğu her zaman kapatmaz; müzakereye bırakılan konuların gerçekten esaslı olduğunu gösteren somut bir liste bırakmak daha güvenlidir.
Term sheet yazarken sorduğumuz ikinci soru budur: bu metin, tek başına uygulanabilir bir sözleşmenin iskeletini kuruyor mu? Cevap evetse, bağlayıcılık kaydının ne kadar net yazıldığı hayati hâle gelir.
Şekil paralelliğinin pratik karşılığı
TBK m. 29’un ikinci fıkrası, kurucuların neredeyse hiç fark etmediği bir koruma sağlar: kanunlarda öngörülen istisnalar dışında ön sözleşmenin geçerliliği, ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır. Asıl işlem bir şekle tabiyse, o işlemi vaat eden ön sözleşme de aynı şekle uymak zorundadır.
Fark en net biçimde şirket türü üzerinden görülür. Limited şirkette esas sermaye payının devri kanunen belirli bir şekle tabidir ve devrin şirkete karşı hüküm ifade etmesi TTK m. 595 uyarınca genel kurulun onayına bağlıdır. Anonim şirkette payın devri ise kural olarak böyle bir şekle bağlı değildir. Sonuç şu: e-posta ekinde imzalanmış ve limited şirkette pay devri vaat eden bir term sheet’in ön sözleşme olarak ayakta kalması zordur, çünkü şekil karşılanmamıştır. Aynı metin anonim şirket için imzalanmış olsaydı bu savunma elde olmayacaktı.
Bunun iki yönlü sonucu var. Limited şirket yapısındaki bir girişimde term sheet’in kaza eseri bağlayıcı hâle gelme riski düşüktür; ama kurucu, yatırımcının vaadine güvenip harekete geçtiğinde elinde ön sözleşmeye dayalı bir talep de bulunmaz. Turdan önce anonim şirkete dönüşen girişimlerde ise metnin her cümlesi daha dikkatli yazılmalıdır. Bu tercihin esas sözleşme tarafında da uzantıları vardır; pay sınıfları ve imtiyazlar ancak anonim şirket yapısında rahatça kurgulanabilir.
Müzakereyi kesmek serbest mi?
Kural olarak evet: kimse sözleşme kurmaya zorlanamaz ve görüşmelerden çekilmek başlı başına haksızlık değildir. Ama çekilmenin biçimi ve zamanı sorumluluk doğurabilir. Karşı tarafta sözleşmenin kurulacağına dair haklı bir güven yaratıp, o güvene dayanarak masraf yapmasına ya da başka fırsatları elinin tersiyle itmesine yol açtıktan sonra, haklı bir sebep göstermeden ve dürüstlük kuralına aykırı biçimde masadan kalkmak, sözleşme görüşmelerindeki kusur (culpa in contrahendo) çerçevesinde değerlendirilir.
Bu sorumluluğun kapsamı kural olarak sözleşmenin kurulacağına güvenmekten doğan zarardır: hukuki ve mali danışmanlık masrafları, veri odası hazırlığı, kaçırılan alternatif turun somut biçimde ispatlanabilen sonuçları. Kurucunun “bu tur kapansaydı şirket şu değere ulaşırdı” hesabı bu kalemin içine girmez.
Belirsizliği azaltmak için başvurulan araç cezai şarttır: münhasırlığın ihlaline ya da haklı sebep olmadan çekilmeye bağlanan, önceden kararlaştırılmış bir bedel. İki nokta hatırlatmaya değer. Cezai şart, ihlalin hangi davranışlarla gerçekleşmiş sayılacağı net yazılmazsa işlemez; ve aşırı bulunan cezai şartın indirilmesi mümkündür. Caydırıcı olsun diye şişirilen tutarlar bu yüzden çoğu zaman ters teper.
Metni yazarken dikkat ettiklerimiz
- Bağlayıcı maddeleri tek tek sayın. Metnin sonunda kapalı bir liste bırakın ve o listenin dışında kalan hiçbir hükmün bağlamadığını açıkça yazın; genel bir kayıt cümlesi bunun yerini tutmaz.
- Münhasırlığa bitiş tarihi ve çıkış kapısı koyun. Süre kadar önemli olan, sürenin hangi hâllerde kendiliğinden sona ereceğidir: yatırımcının şartları tek taraflı değiştirmesi ya da durum tespitini başlatmaması tipik çıkış sebepleridir.
- Kapanış şartlarını isimlendirin. “Yatırımcının iç onayları” gibi ucu açık bir şart, ticari şartların tamamını fiilen askıya alır; onay merciini ve son tarihi yazmak bu riski kapatır.
- Ana sözleşmeye yönlendirin. Kurul yapısı, veto listesi, sürükleme ve birlikte satış hükümleri term sheet’te başlık düzeyinde kalmalı, ayrıntısı ortaklık sözleşmesinde kurgulanmalıdır.
Term sheet’in bağlayıcılığı bir başlık meselesi değil, bir yazım meselesidir. Kurucunun da yatırımcının da imzadan önce yapması gereken şey aynıdır: metni baştan sona okuyup her hükmün karşısına bağlayıcı mı, değil mi diye tek tek yazmak, gri kalan her satırı ya bağlayıcı listeye taşımak ya da ticari şart olarak açıkça bağlayıcılığın dışında bırakmak. Bu alıştırma yarım saat sürer. Atlandığında ise turun kapanmadığı senaryoda aylarca tartışılan tek belge o metin olur.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut bir olaya ilişkin değerlendirme için hukuki destek alınması önerilir.
Yazar
-
Tüm yazıları görMümtaz, 2016 yılında kurduğu Vircon Legal'in Yönetici Ortağıdır. Kurucu, yatırımcı ve operatörlere finansman turları, birleşme ve devralmalar (M&A), sınır ötesi şirketleşme ve düzenlemeye tabi alanlarda; kripto-varlık altyapısı, fintech ve oyun dahil; danışmanlık verir; her işe eski bir startup kurucusunun bakış açısını taşır. Legal 500 Recommended Lawyer (2025–2026) seçilmiştir ve Startup Hukuku kitabının ortak yazarıdır. Canonical profile: https://mumtazhacipasaoglu.com · Open-access legal guides: https://github.com/mumtazhpo
Bu konu masanızdaysa
Kurucu Akademisi'nde şablonlar ve kontrol listeleri ücretsiz; spesifik bir durum için 30 dakikalık ön görüşme planlayabilirsiniz.
Kurucu AkademisiGörüşme planlayınDaha fazla Vircon İçgörüleri
Türk Hukukunda Yapay Zeka İçin Web Scraping: Ne Hukuka Uygun, Ne Dava Konusu?
17 Ağustos 2026Aile Anayasası Neden Yazılır? Mahkemenin Uygulamayacağı Bir Belgenin Değeri
26 Ağustos 2026Türk Startuplarında Secondary Satışlar: Rızalar, Yapı, Vergi ve Her Şirketin Yazması Gereken Politika
10 Ağustos 2026Flip’ten Sonra: Türk Kurucuların Delaware Topco’nun İlk Yılında Yaptığı On Hata
6 Ağustos 2026Flip-Up Sonrası ESOP: Türk Opsiyon Planlarını Delaware Topco’ya Taşımak
5 Ağustos 2026Due Diligence'a Hazırlık: Veri Odasını Hukukçu Gözüyle Kurmak
4 Eylül 2026İlgili Hizmet Alanlarımız
Şirketler Hukuku
Hisse devirleri, sermaye artırımları, yönetim kurulu yapılandırması.
Hizmet sayfası →Startup Hukuku
Kuruluş, kurucu sözleşmeleri, ESOP, term sheet ve regülasyon.
Hizmet sayfası →Birleşme ve Devralmalar
M&A danışmanlığı: due diligence, yapılandırma, dokümantasyon, müzakere.
Hizmet sayfası →