Gıda üretimi yapan bir aile şirketinde kurucu, şirketin kuruluşundan bu yana hem tek imza yetkilisi hem tek karar merciiydi. Tedarikçi sözleşmesi de, kredi başvurusu da, bölge müdürü ataması da aynı masada bitiyordu. İki çocuğu şirkete girip biri satıştan, diğeri üretimden sorumlu olunca ilk çatlak strateji farkından değil, çok daha basit bir yerden açıldı: kimin neyi imzalayabileceği hiçbir belgede yazılı değildi. Kurumsal yönetim ihtiyacı orada bir yönetim modası olarak değil, bir yetki boşluğu olarak doğdu.
Bu boşluğun bedeli iki kalemde ödenir: hız ve sorumluluk. Her karar onay için kurucuya döndüğünden ikinci kuşak sorumluluk değil haber taşır. Hukuki risk ise imzanın bulunduğu yerdedir, oysa yetki fiilen başka yerde kullanılmaktadır.
Çözüm aile anayasası yazmakla başlamaz. Aile anayasası Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş bir belge değildir ve şirketi kendiliğinden bağlamaz; pay sahipleri sözleşmesi de yalnızca imzalayan tarafları bağlar. Kurulum sırası tersinden işler: önce organlar hukuken doğru kurulur, aile o organların etrafına yerleşir.
Aile masası, pay sahipliği masası ve yönetim masası ayrı masalardır
Aile şirketinde üç karar alanı aynı yemek masasında iç içe geçer: aile ilişkileri, pay sahipliği ve şirketin yönetimi. Hukuk bu üçünü ayırır. Pazar günü yapılan aile toplantısı genel kurul değildir, genel kurul da yönetim kurulu değildir. TTK m. 365 tereddüde yer bırakmaz: anonim şirket, yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur.
Bunun pratik sonucu şudur: aile konseyi ya da danışma kurulu TTK’da tanımlı bir organ değildir. Buralarda alınan kararlar şirketi bağlamaz, üçüncü kişilere karşı hüküm doğurmaz ve yönetim kurulunun sorumluluğunu kaldırmaz. Aile konseyinde varılan “bu yıl kâr dağıtmayalım” mutabakatı, genel kurul karar almadıkça hiçbir anlam taşımaz.
Yönetim kurulu kimlerden oluşmalı?
Kapalı anonim şirkette bağımsız yönetim kurulu üyesi bulundurma zorunluluğu yoktur. Bu, dışarıdan üye almanın işlevsiz olduğu anlamına gelmez. Aile dışından gelen üye, gündemi aile hiyerarşisinden bağımsız okuyabilen tek kişidir; bir yönetim kurulu toplantısını akşam yemeği sohbetinden ayıran şey bu dış gözdür.
Asıl soru kimin üye olacağı değil, hangi payın nasıl temsil edileceğidir. TTK m. 360, esas sözleşmeyle belirli pay gruplarına yönetim kurulunda temsil hakkı tanınmasına imkân verir. Kardeşlerin farklı oranlarla pay sahibi olduğu bir şirkette bu hüküm, her genel kurulda yeniden kurulan kırılgan çoğunluğun yerine kalıcı bir denge koyar. TTK m. 366/1 uyarınca yönetim kurulu her yıl üyeleri arasından bir başkan ve en az bir başkan vekili seçer.
İç yönerge yetkiyi dağıtmaz, sınırını çizer
Yetki dağılımının yazılı hâle gelmesi TTK m. 367 üzerinden yürür. Yönetim kurulu, yönetimi kısmen veya tamamen bir ya da birkaç üyeye yahut üçüncü bir kişiye devretme yetkisini kendiliğinden kullanamaz. İki şey gerekir: esas sözleşmeye konulacak bir hüküm ve yönetim kurulunun düzenleyeceği iç yönerge. İç yönerge görevleri tanımlar, kimin kime bağlı olduğunu ve kime bilgi sunmakla yükümlü olduğunu gösterir. Devir yapılmadıkça yönetim, kurulun tüm üyelerine aittir.
TTK m. 340’ın emredici hükümler ilkesi, esas sözleşmenin Kanunun anonim şirketlere ilişkin hükümlerinden ancak Kanunda açıkça izin verilmişse sapabileceğini söyler ve m. 367 böyle bir izindir. Sıkça karşılaşılan hata, iç yönergenin özenle hazırlanıp esas sözleşme değişikliğinin atlanmasıdır. Geriye hukuki sonuç doğurmayan bir organizasyon şeması kalır.
Devir yönetim kurulunu boşaltmaz. TTK m. 375 bazı görev ve yetkileri devredilemez ve vazgeçilemez sayar: şirketin üst düzeyde yönetimi ve talimat verilmesi, yönetim teşkilatının belirlenmesi, muhasebe, finans denetimi ve finansal planlama düzeninin kurulması, şube müdürleri hariç müdürlerin atanması ve görevden alınması, yönetimle görevli kişilerin üst gözetimi, defterlerin tutulması ve yıllık faaliyet raporunun düzenlenmesi. İç yönerge kurucunun yetkisini dağıtmaz, nerede bittiğini gösterir.
Devrin ikinci işlevi sorumluluk tarafındadır. TTK m. 553, yönetim kurulu üyelerinin ve yöneticilerin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl etmeleri hâlinde şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara karşı verdikleri zarardan sorumlu olduklarını düzenler. Aynı madde, görev ve yetkiyi kanuna dayanarak devreden organların, devralanın seçiminde makul özen göstermedikleri ispat edilmedikçe onun fiillerinden sorumlu olmayacağını belirtir. Bu savunma, devrin kanuna uygun yapılmış olmasını gerektirir.
Komiteler izleme işini kişiden kuruma taşır
TTK m. 366/2 uyarınca yönetim kurulu, işlerin gidişini izlemek, kendisine sunulacak konularda rapor hazırlamak, kararlarını uygulatmak veya iç denetim amacıyla komiteler ve komisyonlar kurabilir. Bu hüküm, “abi bir şeyleri kontrol ediyor” düzenini yazılı bir görev tanımına çevirmenin en kısa yoludur.
- Denetim ve finans komitesi. Finansal tablolar yönetim kuruluna gelmeden önce burada incelenir, ilişkili taraf işlemleri ve aile üyelerine yapılan ödemeler burada listelenir.
- Atama ve ücret komitesi. Aile üyelerinin şirkete hangi koşullarda gireceği, hangi pozisyona nasıl atanacağı ve ne ücret alacağı yazılı ölçüte bağlanır. Bu komite yoksa ücret tartışması doğrudan aile masasına düşer ve orada kapanmaz.
TTK m. 378, pay senetleri borsada işlem gören şirketlerde riskin erken saptanması ve yönetimi için uzman bir komite kurulmasını zorunlu tutar. Diğer şirketlerde bu komite, denetçinin gerekli görüp yönetim kuruluna yazılı olarak bildirmesi hâlinde derhâl kurulur. Komite yönetim kuruluna her iki ayda bir rapor verir ve rapor denetçiye de yollanır. Hangi şirketlerin bağımsız denetime tabi olduğu Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenen ölçütlere göre saptanır. Kapsama giren aile şirketinde risk komitesi, yönetim kurulunun takdirine bırakılmış bir konu olmaktan çıkar.
Çıkar çatışması kuralı aile şirketinde neredeyse herkesi kapsar
TTK m. 393, yönetim kurulu üyesinin kendisinin, alt veya üst soyundan birinin, eşinin ya da üçüncü derece dâhil üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarından birinin kişisel ve şirket dışı menfaati ile şirketin menfaatinin çatıştığı konulara ilişkin müzakerelere katılmasını yasaklar. Bu hısımlık çemberi aile şirketinde fiilen tüm aileyi kapsar: kardeş, yeğen, damat, kayınbirader. Şirketin bir aile üyesine ait taşınmazı kiralaması ya da bir kardeşin şirketiyle tedarik sözleşmesi imzalaması doğrudan bu maddenin konusudur. Madde kayıt da ister: katılmama sebebi ve ilgili işlem yönetim kurulu kararına yazılır.
TTK m. 395 uyarınca yönetim kurulu üyesi, genel kurulun izni olmadan şirketle kendisi veya başkası adına işlem yapamaz; aynı madde üyenin şirkete borçlanmasını da yasaklar. TTK m. 396 rekabet yasağını düzenler: üye, genel kurulun izni olmaksızın şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamaz ve aynı tür işlerle uğraşan bir şirkete sınırsız sorumlu ortak olarak giremez. Aykırılıkta şirket tazminat isteyebilir veya işlemi kendi adına yapılmış sayabilir. Bu haklar, diğer üyelerin öğrenmesinden itibaren üç ay ve her hâlde gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Zor konuların yıllarca konuşulmadığı ailelerde bu süreler sessizce dolar.
Yönetimde olmayan aile üyesinin elinde ne var?
Aile şirketinde kurumsal yönetimin en zor kısmı, yönetimde olmayan pay sahibidir: şirkette çalışmayan, yönetim kuruluna girmeyen, ama payı ve beklentisi olan kardeş. Bu kişiye “bize güven” demenin hukuki bir karşılığı yoktur.
TTK m. 437 pay sahibine bilgi alma ve inceleme hakkı tanır. Finansal tablolar, yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve kâr dağıtım önerisi genel kurul toplantısından en az on beş gün önce pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bilgi verilmesi yalnızca şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken menfaatlerin tehlikeye gireceği gerekçesiyle reddedilebilir. Bu hak esas sözleşmeyle veya organ kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz.
Bilgi almak yetmediğinde sıra TTK m. 438’e gelir. Bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, pay sahibi belirli olayların özel denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. Genel kurul istemi kabul ederse şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atanmasını isteyebilir. Sıra önemlidir: önce bilgi alma hakkı kullanılmış olmalıdır.
Üçüncü araç, TTK m. 411’in tanıdığı çağrı hakkıdır. Bu hüküm, sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerine genel kurulu toplantıya çağırma ve gündeme madde koydurma hakkı verir. Esas sözleşmeyle daha düşük bir oran öngörülebilir. Pay dağılımı planlanırken bu eşik, azınlık pay sahibi haklarının nerede başladığını belirler. Eşiğin aşağı çekilmesi, azınlıkta kalan kuşak üyesine kalıcı bir söz hakkı verir.
Sıralama şöyle kurulur. Önce esas sözleşme: yönetimin devrine izin veren hüküm, gerekiyorsa pay gruplarına temsil hakkı ve azlık oranının düşürülmesi aynı genel kurulda karara bağlanır. Sonra iç yönerge: kimin hangi tutara kadar imza atacağı ve kimin kime rapor vereceği yazılır. Sonra komiteler: önce denetim ve finans, ardından atama ve ücret. Aile konseyi en sona bırakılır; organları hukuken çalışır hâle gelmemiş bir şirkette kurulan konsey, karar üretmeyen bir tartışma kurulu olarak kalır. Bu iş tek toplantıda bitmez, ama kurucunun imzasının yükünü ikinci kuşağa devretmeden önce dağıtır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut bir olaya ilişkin değerlendirme için hukuki destek alınması önerilir.
Yazar
-
Tüm yazıları görMümtaz, 2016 yılında kurduğu Vircon Legal'in Yönetici Ortağıdır. Kurucu, yatırımcı ve operatörlere finansman turları, birleşme ve devralmalar (M&A), sınır ötesi şirketleşme ve düzenlemeye tabi alanlarda; kripto-varlık altyapısı, fintech ve oyun dahil; danışmanlık verir; her işe eski bir startup kurucusunun bakış açısını taşır. Legal 500 Recommended Lawyer (2025–2026) seçilmiştir ve Startup Hukuku kitabının ortak yazarıdır. Canonical profile: https://mumtazhacipasaoglu.com · Open-access legal guides: https://github.com/mumtazhpo
Bu konu masanızdaysa
Kurucu Akademisi'nde şablonlar ve kontrol listeleri ücretsiz; spesifik bir durum için 30 dakikalık ön görüşme planlayabilirsiniz.
Kurucu AkademisiGörüşme planlayınDaha fazla Vircon İçgörüleri
Aile Anayasası Neden Yazılır? Mahkemenin Uygulamayacağı Bir Belgenin Değeri
26 Ağustos 2026Algoritmik Yönetim: Türkiye ve AB’de İşyerinde Yapay Zeka İzlemenin Hukuki Sınırları
12 Ağustos 2026Türk Hukukunda Yapay Zeka İçin Web Scraping: Ne Hukuka Uygun, Ne Dava Konusu?
17 Ağustos 2026Yapay Zeka Tedarikçi Sözleşmesi: Model Çuvalladığında Kimin Ödeyeceğini Belirleyen 12 Madde
14 Ağustos 2026Eğitim Verisi ve KVKK: Anonimleştirme, Takma Adlandırma ve "Zaten Kamuya Açıktı" Efsanesi
13 Ağustos 2026AB Yapay Zeka Tüzüğü’nü Kim Denetliyor, Cezalar Bir KOBİ İçin Gerçekte Neye Benziyor?
11 Ağustos 2026İlgili Hizmet Alanlarımız
Şirketler Hukuku
Hisse devirleri, sermaye artırımları, yönetim kurulu yapılandırması.
Hizmet sayfası →Startup Hukuku
Kuruluş, kurucu sözleşmeleri, ESOP, term sheet ve regülasyon.
Hizmet sayfası →Birleşme ve Devralmalar
M&A danışmanlığı: due diligence, yapılandırma, dokümantasyon, müzakere.
Hizmet sayfası →