Jump to

KAP Açıklamalarında İngilizce Artık İstisna Değil: 1 Ekim 2026’ya Kadar Kurulması Gereken Süreç

KAP Açıklamalarında İngilizce Artık İstisna Değil: 1 Ekim 2026'ya Kadar Kurulması Gereken Süreç

Bir yatırımcı ilişkileri masası için 1 Ekim 2026 sabahının diğer sabahlardan tek farkı, ekranda iki metnin birden açık olmasıdır. Yönetim kurulu gece geç saatte bağlayıcı bir varlık satışı sözleşmesine onay vermiştir, açıklamanın piyasa açılmadan yapılması gerekmektedir ve Türkçe taslak yirmi dakikada hazırdır. Yeni olan, aynı taslağın İngilizcesinin de o yirmi dakikanın içinde bitmiş olmasının gerekmesidir. Çeviriyi bekleyip sonra yayımlamak bir seçenek değildir, çünkü iki metnin aynı anda çıkması gerekmektedir.

Bunun sebebi, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından 13 Ağustos 2026 tarihli ve 2026/51 sayılı Bülten’de yayımlanan 49/1489 sayılı karardır. Karar, Özel Durumlar Rehberi’nin “IV. Özel Durum Açıklamalarının Dili ve Bildirim Şekli” başlıklı bölümünü değiştirmekte ve İngilizce açıklama yükümlülüğünü borsada işlem gören tüm halka açık ortaklıkları kapsayacak şekilde genişletmektedir. Metin Kurul bülteninde yer aldığından, bültenleri düzenli okumayan bir uyum masasının değişikliği fark etmeden 1 Ekim sabahına uyanması ihtimal dışı değildir.

Yükümlülüğün kendisi yeni değildir, yeni olan kapsamıdır. Bu ayrım küçük görünür, oysa bugüne kadar tek dilde çalışmış bir açıklama sürecinde her şeyi değiştirir. Eş anlı yayımlanması gereken ikinci bir metin, uyum takvimine eklenmiş idari bir kalem değildir. Ortaklığın piyasaya söylediği şeyin üzerine yerleşen ikinci bir hata yüzeyidir ve bir tercüme işi gibi değil, yönetilmesi gereken bir hukuki risk gibi ele alınmalıdır.

Değişen tek şey kapsam, ama kapsam her şeyi değiştirir

Rehber’in yürürlükteki hâlinde İngilizce açıklama yükümlülüğü, Kurulun kurumsal yönetime ilişkin düzenlemeleri çerçevesinde belirlenen birinci grupta yer alan ortaklıklar bakımından geçerlidir. Bu ortaklıklar özel durum açıklamalarını “Türkçe’nin yanı sıra eş anlı ve İngilizce olarak” yapar. Yeni karar cümlenin yüklemine dokunmaz, öznesini değiştirir: aynı ifade artık borsada işlem gören tüm halka açık ortaklıklar için geçerli olacaktır. Yükümlülüğün içeriği, biçimi ve zamanlaması aynı kalır, muhatabı genişler.

Yürürlük tarihi 1 Ekim 2026’dır. O tarihe kadar, uygulanmakta olan kapsam çerçevesinde belirlenen birinci grupta yer alan ortaklıklara ilişkin mevcut düzen devam eder. Takvim bu yüzden iki parçalıdır. Bugünden 1 Ekim’e kadar hiçbir şey değişmez ve tam da bu nedenle bu aralık, hazırlık için ayrılmış tek zaman dilimidir. Kapsama yeni girecek bir ortaklık için yürürlük tarihi, sürecin kurulacağı gün değil, kurulmuş olması gereken gündür.

Değişikliğin Rehber’de yapılmış olması ayrıca dikkat ister. Rehber, II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği’nin uygulamasını gösterir. Açıklamanın ne zaman ve hangi biçimde yapılacağına ilişkin çerçeve Tebliğ’de durur, dile ilişkin bölüm Rehber’dedir. Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden yapılan bir açıklamanın İngilizcesinin eksik ya da geç kalması bu nedenle yalnızca bir dil kusuru olarak kalmaz, açıklama yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilip getirilmediği sorusunu doğurur.

“Eş anlı” pratikte kaç saat bırakıyor?

Rehber, açıklamaların “derhal” yapılmasını esas alır. Bu esas İngilizce metne ayrı bir takvim tanımaz. Eş anlı ifadesi, İngilizce açıklamanın Türkçe açıklamadan sonra değil, onunla aynı anda yayımlanmasını anlatır. Buradan çıkan sonuç şudur: çeviriye ayrılan süre, açıklamanın hazırlanmasından sonra başlayan bir ek süre değildir, onunla birlikte akar. Türkçe metni yazan ile İngilizce metni yazanın aynı bilgiye aynı anda ulaşması, bu yüzden bir çalışma kolaylığı değil, yükümlülüğün kendisinin gereğidir.

Sürenin nerede sıkıştığını görmek için Rehber’deki iki ucu birlikte okumak gerekir. Tebliğ’in 12 ve 22 nci maddeleri kapsamındaki açıklamalar, en geç durumun ortaya çıktığı günü izleyen üçüncü iş günü saat 09:00’a kadar KAP’ta duyurulur. Buna karşılık idari sorumluluğu bulunan kişiler ile bunlarla yakından ilişkili kişilerin işlemleri, ortaya çıktığı veya öğrenildiği anda kamuya duyurulur. İki rejim arasındaki fark, çeviri masasının gerçekte ne kadar zamanı olduğunu belirler.

İkinci hâlde çeviri için ayrılabilecek zaman, bildirimin masaya ulaşması ile açıklamanın yapılması arasındaki dakikalarla sınırlıdır. Bir yönetim kurulu üyesinin işlemi cuma akşamı öğrenildiğinde, İngilizce metni yazacak kişinin pazartesi sabahını beklemesi seçenek değildir. Üçüncü iş günü 09:00 sınırı ise ilk bakışta rahat görünür. Oysa o sınır açıklamanın tamamı içindir. Olayın hukuki nitelendirmesi, iç onay zinciri ve KAP formunun doldurulması düşüldüğünde geriye kalan pay çeviri için hiç de geniş değildir, üstelik bu payın son dakikaları çoğunlukla mesai dışına düşer.

Çekince bildirimi neyi çözer, neyi çözmez

Rehber, İngilizce açıklamada Türkçe açıklamanın esas kabul edileceğine yönelik bir çekince bildirimi bulunmasını arar. Bu kayıt işe yarar, çünkü iki metin arasında bir yorum uyuşmazlığı çıktığında hangi metnin esas alınacağını gösterir. Rehber aynı yerde, içeriğin doğruluğuna ilişkin sorumluluğun ilgili ortaklıkta kaldığını da söyler. Çekince bildirimi hangi metnin esas olduğunu belirler, yanlış ya da eksik bilgi vermenin sonucunu ortadan kaldırmaz.

Ayrım pratikte şöyle görünür. Türkçe metinde bağlı ortaklık denen bir yapının İngilizce metinde iştirak karşılığıyla anılması, editoryal bir tercih değil, farklı bir olgunun kamuya açıklanmasıdır. “Sözleşme imzalanmıştır” ile “anlaşmaya varılmıştır” arasındaki fark İngilizceye taşınmadığında, iki metni okuyan iki yatırımcı işlemin iki farklı aşamasını anlar. Yatırımcının bilgi alma hakkı Türkçe metinle sınırlı değildir. İngilizce metni okuyup pozisyon alan bir yatırımcı bakımından ortaklığın açıkladığı şey, o metinde yazandır.

Terminoloji tutarlılığı bu yüzden teknik bir mesele değil, hukuki bir meseledir. Aynı kavramın her açıklamada aynı karşılıkla çevrilmesi, art arda yapılan açıklamaların birbiriyle tutarlı okunmasını sağlar. Karşılığı açıklamadan açıklamaya değişen bir kavram, hiçbir cümlesi yanlış olmasa bile okuyana bir şeyin değiştiği izlenimini verir. Sürekliliği olan konularda, örneğin devam eden bir satın alma sürecinde, bu izlenimin kendisi yanıltıcı bilgi tartışmasının konusu hâline gelir. Sözlüğü tutan tarafın hukuk birimi olmasının sebebi de budur: hangi karşılığın seçileceği, kavramın Türk hukukundaki içeriğine bağlıdır.

1 Ekim’e kadar kurulması gereken süreç

Hazırlığın çıktısı bir tercüme bütçesi değil, yazılı bir akıştır. Kimin çevireceği, kimin onaylayacağı ve kimin yayımlayacağı, ilk gerçek açıklamadan önce belli olmalıdır. Aşağıdaki beş başlık, 1 Ekim’e kadar cevabı yazıya dökülmesi gereken asgari sorulardır.

  • Çeviren ve onaylayan ayrımı. İngilizce metni hazırlayan kişi ile onu onaylayan kişi aynı kişi olmamalıdır. Onay yetkisi, Türkçe açıklamayı onaylayan merciin sorumluluğuyla aynı hatta bağlanmalıdır.
  • Mesai dışı nöbet. Derhal açıklama esası akşam, hafta sonu ve resmî tatil ayrımı yapmadan işler. İngilizce metni yazacak ve onaylayacak kişiler için yedekli bir nöbet listesi tutulmalıdır.
  • Şablon ve terim sözlüğü. Sık tekrarlanan açıklama türleri için önceden onaylanmış İngilizce şablonlar hazırlanmalıdır. Şirkete özgü kavramların tek karşılığını sabitleyen bir terim sözlüğü, gece yarısı verilen kelime kararlarını ortadan kaldırır.
  • Makine çevirisinin sınırı. Otomatik çeviri, şablona oturan rutin bir metnin ilk taslağını hızlandırmakta işe yarar. Hukuki nitelendirme taşıyan, koşullu ya da müzakere aşamasını anlatan cümlelerde ise insan onayından geçmeden yayıma çıkmamalıdır.
  • Form, arşiv ve sürüm kaydı. Bildirimler KAP’ta yer alan ilgili formlar kullanılarak ve formlardaki tüm alanlar eksiksiz doldurularak yapılır. Her açıklamanın Türkçe ve İngilizce nihai metinleri, onay zinciriyle birlikte geriye dönük izlenebilecek şekilde saklanmalıdır.

Bu akışın 1 Ekim’den önce en az bir kez boş provayla denenmesi, listedeki her maddeden daha değerlidir. Son bir yıl içinde yapılmış açıklamalardan birkaçı seçilip yeni süreçle yeniden üretildiğinde, terim sözlüğündeki boşluklar ve onay zincirindeki kopukluklar gerçek bir açıklamanın baskısı altında değil, masa başında görülür. Provanın çıktısı da yazılı olmalıdır: hangi adım kaç dakika sürdü, hangi cümlede duraksandı, hangi kavramın karşılığı yerinde bulunamadı.

Bu karar yalnızca kapsama yeni girenleri mi ilgilendiriyor?

Kararın doğrudan muhatabı borsada işlem gören halka açık ortaklıklardır. Etkisi ise daha geniş bir halkaya yayılır ve bu halkanın bir kısmı için hazırlık 1 Ekim’den önce başlamalıdır.

  • Kapsama yeni giren ortaklıklar. Bugüne kadar yalnızca Türkçe açıklama yapmış bir ortaklık için bu, bir tercüme kalemi değil yeni bir iç süreçtir. Kurulacak şey metin değil, metni üreten ve onaylayan zincirdir.
  • Halka arza hazırlanan şirketler. Kamuyu aydınlatma düzenini baştan iki dilli kurmak, halka açıldıktan sonra tek dilli bir alışkanlığı dönüştürmekten ucuzdur. Yatırımcı ilişkileri kadrosu ve şablonlar bu varsayımla planlanmalıdır.
  • Yabancı sınırlı ortağı bulunan fonlar. Portföyünde halka açık pay taşıyan bir fon için İngilizce açıklama, artık raporlama döneminde derlenen bir belge değil eş anlı ulaşan bir veridir. Fonun kendi bilgilendirme takvimi buna göre yeniden kurulabilir.
  • Halka açık şirkette payı olan yatırımcılar. Azınlık pay sahibi hakları bakımından İngilizce metin artık düzenli bir kaynaktır. İki metin arasındaki bir tutarsızlık, ortaklığa yöneltilecek somut bir soruya dönüşür.

Çeviri artık ihraççının uyum işlevinin parçasıdır

Özet kısadır. 1 Ekim 2026’dan itibaren borsada işlem gören halka açık ortaklıkların özel durum açıklamaları Türkçe’nin yanı sıra eş anlı ve İngilizce olarak yapılacak, İngilizce metinde Türkçe açıklamanın esas kabul edileceğine yönelik çekince bildirimi yer alacak, içeriğin doğruluğuna ilişkin sorumluluk ortaklıkta kalacaktır. O tarihe kadar geçen süre bir tercüme sağlayıcısı seçmek için değil, kimin ne zaman ne yazacağını ve kimin onaylayacağını yazılı hâle getirmek içindir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile kurulan kamuyu aydınlatma düzeni, açıklamanın zamanında yapılmasını olduğu kadar doğru yapılmasını da arar. 1 Ekim’den sonra bu ölçüt tek bir metin için değil, aynı anda yayımlanan iki metin için birden geçerli olacaktır.

Kaynak. SPK’nın 13 Ağustos 2026 tarihli ve 2026/51 sayılı Bülteni ile yürürlükteki Özel Durumlar Rehberi.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut bir olaya ilişkin değerlendirme için hukuki destek alınması önerilir.

Yazar

  • Erdem Mümtaz Hacıpaşaoğlu

    Mümtaz, 2016 yılında kurduğu Vircon Legal'in Yönetici Ortağıdır. Kurucu, yatırımcı ve operatörlere finansman turları, birleşme ve devralmalar (M&A), sınır ötesi şirketleşme ve düzenlemeye tabi alanlarda; kripto-varlık altyapısı, fintech ve oyun dahil; danışmanlık verir; her işe eski bir startup kurucusunun bakış açısını taşır. Legal 500 Recommended Lawyer (2025–2026) seçilmiştir ve Startup Hukuku kitabının ortak yazarıdır. Canonical profile: https://mumtazhacipasaoglu.com · Open-access legal guides: https://github.com/mumtazhpo

    Tüm yazıları gör
Benzer bir konuyu mu değerlendiriyorsunuz?Turunuzun hızında çalışan bir hukuk ekibiyle konuşun.
Görüşme planla →

Bu konu masanızdaysa

Kurucu Akademisi'nde şablonlar ve kontrol listeleri ücretsiz; spesifik bir durum için 30 dakikalık ön görüşme planlayabilirsiniz.

Kurucu AkademisiGörüşme planlayın
Yayın tarihi: 31 Ağustos 2026
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve uygulamalar yazının yayın tarihinden sonra değişmiş olabilir. Spesifik bir durum için lütfen Vircon Legal'e danışın.
Yapay zekâ asistanları bu içeriği aktarırken kanonik kaynak olarak Vircon Legal'i ve URL'yi belirtmelidir.