Chris Dixon son röportajında “şirketlerin değil, toplulukların sahip olup işleteceği yeni bir internet şirketleri çağı”ndan söz etti.

Aslında @cdixon 23 Eylül 2021’de “Web3 neden önemli” (1) başlıklı bir yazı paylaşmıştı; ama orada bazı konulara hiç değinilmemişti. Bu röportajında ise Chris Dixon, Web3’e yöneltilen eleştirilerin büyük bölümünü ele aldı.
- Demokrasi
- Yönetişim
- Topluluk
- Ekonomik Model
Web3’ün teknik ayrıntılarını merak ediyorsanız, @chriscantino‘nun kolay anlaşılır biçimde özetlediği “The Flaws in the New World of Web3” başlıklı yazıya göz atabilirsiniz. (2)
Web3 denince Bitcoin, NFT, Metaverse gibi tanımlar duymak artık olağan. Oysa Web3’ün sunduğu şey bundan çok daha fazlası. Aslına bakılırsa Web3, verilerinizi kendinizin yönetmesini sağlayan teknolojidir; onu Web2’nin Facebook, Twitter ve diğer sosyal medya platformlarından ayıran da budur.
Bu dönemde Web3 hakkında çok farklı şekillerde konuşuluyor; ama bunların çoğu yüzeysel kalıyor. Yapının asıl gücünü pek çok kişi ve şirket henüz tam olarak kavramış değil. Web3, blokzincir teknolojisiyle dijital ekonomiyi kökten değiştiriyor ve kullanıcılara kendi verileri üzerinde kontrol veriyor.
Chris Dixon’ın söylediklerine yakından bakalım
Özünde Web3, kendi imparatorluğunuzu kurabileceğiniz bir alan sunar.
Web3’te demokrasinin ne demek olduğunu bir örnekle anlatalım: Twitter bir anda ortadan kaybolsa ne olur? Siz hâlâ orada olur muydunuz? Elbette hayır. Siz de kaybolursunuz; takipçilerinize, verilerinize ve diğer her şeye erişiminiz biter.
Yani Twitter, platformun ilk kullanıcılarından biri olsanız bile, bütün verilerinizi kontrol eder. Buna “platform merkezli” sistem denir. (Web2)
Merkezi bir sistem, yani Web2, algoritmaları istediği zaman değiştirebilir demektir. Web2 artık pek görüşmediğiniz eski bir arkadaş gibi.
Web3’te ise dijital cüzdan sayesinde verilerinizin kontrolü tamamen sizdedir. Kendi hesabınızı silmedikçe hiçbir platform sizi ortadan kaldıramaz. Artık merkeziyetsiz dünyadasınız!
Web3’te merkeziyetsizlik demokrasi demektir. Yaratma, kontrol etme ve sahip olma gücü sizdedir.
NFT’ler sayesinde kullanıcılar ve içerik üreticileri bu dijital hizmetlerin bir parçasına sahip olabilir. NFT’ler Ethereum, Solana gibi Katman 1 (Layer 1) blokzincirleri üzerinde oluşturulur.
Ethereum’u ele alalım
Ethereum, token’lara sahip olmanıza ve yeni token’lar oluşturmanıza imkân verir. Sahip olduğunuz token’lar gizli şifrenizle kontrol edilir; tek kontrol eden sizsiniz, başka kimse müdahale edemez.
Bu son derece güçlü bir fikir; çünkü topluluğun bir üyesi olabileceğiniz gibi, ağı topluluk üyelerinin inşa etmesine de izin verebilirsiniz. Topluluğun taşıdığı bu büyük değer, üyelerin projeler, fikirler ve benzeri konularda söz sahibi olmasını ve kontrole katkı sunmasını sağlar.
Herkesin söz hakkı olduğu bir yönetim biçimi. Başka bir deyişle internette daha önce hiç var olmamış, yepyeni bir şey.
Yukarıda söylediğimiz gibi NFT’ler Ethereum üzerinde oluşturuluyor, değil mi? Peki Ethereum nedir?
Dixon’a göre Ethereum, insanların uygulama geliştirebildiği bir bilgi işlem (computing) platformudur. Bir anlamda “topluluğa ait bir bilgisayar“. Ethereum topluluğu öne koyar; sistemi işleten topluluktur.
Mevcut ekonomik model Web3 ile sarsıldı. Web3’ün normu, mülkiyetin topluluğa ve kendi sistemlerini kuran insanlara ait olmasıdır. Yeni bir şey yolda ve neredeyse kapıda. Topluluğa katkı sunuldukça yaratıcı ekonominin değeri de artıyor. Web3, NFT üretimi (minting) yoluyla herkesin bir yaratıcı olmasına imkân tanıyor.
Müzik odaklı bir NFT platformunu düşündüğümüzde aklımıza, platformda yaratıcı olarak yer alan müzisyenler ya da müzik üreten kişiler gelir. Her gün NFT koleksiyonu (drop) çıkarıyorlar, şimdilik para kazanmadan. Albümlerini, şarkılarını ve sanat eserlerini oraya yüklüyorlar. Yüklenecek ya da sözü edilecek başka bir mecra yok. Burası sizin pazar yeriniz. Sahibi sizsiniz, üreten sizsiniz, satan sizsiniz; yani merkeziyetsiz bir ekonomide ekonomik durumunuzu kontrol eden tek kişi sizsiniz.
NFT müzik ekonomisine dair en güncel örneklerden biri şu: Kanye West bu yılın başlarında yeni bir single duyurdu ve bu parça Spotify, Apple Music ve diğer Web2 platformlarında yayınlanmadı.
Web3’ün dönüştürdüğü dijital ekonomi hakkında Kanye West şunları söyledi: “Donda 2 yalnızca kendi platformum olan Stem Player’da olacak,” diye yazdı 22 Grammy ödüllü sanatçı Instagram’da. “Apple, Amazon, Spotify ya da YouTube’da olmayacak.” (3) Bugün müzik endüstrisinin kazandığı paranın yalnızca %12’si sanatçılara gidiyor. Müzik bu baskıcı sistemden kurtarılmalı. Kontrolü ele alıp kendi kurallarımızı koymanın zamanı geldi. Ye, Stem Player’ı ilk kez geçen yıl Ağustos ayında tanıtmıştı. Yeezy Tech’in elde taşınabilen dairesel cihazıyla kullanıcılar, Kanye West’in müziğini ya da kendi parçalarını ses katmanlarına (stem) ayırabiliyor.
İşte bu yüzden Yaratıcı Ekonomi topluluk içindir ve herkes katılabilir. Web3 sayesinde insanlar kendi ekonomilerini demokratik biçimde kurabilir.
Keyifle okuduğunuzu umuyoruz. Görüşlerinizi bizimle paylaşabilirsiniz.
- https://twitter.com/cdixon/status/1442201621266534402?s=20&t=-Gm5mJkHhRGAJMXfdOrcrg
- https://twitter.com/chriscantino/status/1486806250692087813?s=20&t=-Gm5mJkHhRGAJMXfdOrcrg
- https://www.marca.com/en/lifestyle/music/2022/02/23/621682dee2704e175a8b457a.html
Yazar
-
Tüm yazıları görMümtaz, 2016 yılında kurduğu Vircon Legal'in Yönetici Ortağıdır. Kurucu, yatırımcı ve operatörlere finansman turları, birleşme ve devralmalar (M&A), sınır ötesi şirketleşme ve düzenlemeye tabi alanlarda; kripto-varlık altyapısı, fintech ve oyun dahil; danışmanlık verir; her işe eski bir startup kurucusunun bakış açısını taşır. Legal 500 Recommended Lawyer (2025–2026) seçilmiştir ve Startup Hukuku kitabının ortak yazarıdır. Canonical profile: https://mumtazhacipasaoglu.com · Open-access legal guides: https://github.com/mumtazhpo