Mart 2019’da Yönetici Ortağımız Erdem Mümtaz Hacıpaşaoğlu, İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu‘nun bir oturumunda meslektaşlarıyla bir araya geldi; teknolojinin Türkiye’deki günlük hukuk pratiğini nasıl yeniden şekillendirdiği üzerine çalışma niteliğinde bir sohbet gerçekleştirildi.
Oturumun merkezindeki tez netti: Teknoloji hukuku artık mesleğin geri kalanının yanında duran ayrı bir uzmanlık değil — şirketler, fikri mülkiyet, iş hukuku ve uyuşmazlık çözümünün tam merkezine yerleşmiş durumda; önümüzdeki on yıla en hazır pratisyenler, müvekkillerinin işinin teknik altyapısını mesleklerinin birinci sınıf parçası olarak ele alanlar olacak.
Komisyondan günlük pratiğe
Sohbet, Bilişim Hukuku Komisyonu’nun takip ettiği başlıklar üzerinden ilerledi: kişisel verilerin korunması, elektronik delil, e-ticaret, yazılım çağında fikri mülkiyet, kripto paralar ve gelişen on-chain katman. Mümtaz, Baro Komisyonları gibi yapıların regülatörler ve mahkemelerle nihai olarak kullanılacak pratik sözlüğü sessizce ama belirleyici bir şekilde şekillendirdiğini vurguladı.
Teknoloji hukukunda Baro neden önemli
Oturumun kapanışında Mümtaz, Baro Komisyonlarının kamusal işlevine döndü: onlarca pratisyenin deneyimini paylaşılan yorum kılavuzlarına çeviriyorlar; bu da müvekkilin, hâkimin ve regülatörün daha öngörülebilir sonuçlara ulaşmasına yardımcı oluyor — yıllar içinde bileşenleşen bir değer.